28 ARALIK 1997      SAYI 03  YIL. 1

 Cuma TÜRKMEN
 
BÜĞET KÖYÜ
Nasıl anlatayım köyüm ben seni
Anlatın gariptir,dinleyen garip
Tomurcuk gül gibi çekersin beni
Kır çiçeği gibi koklayan garip
 
Bin evlerden çıkıp yokuşa sardık
Asfaltı bırakıp ham yola kaldık
Kaç hükümet geldi,kaç mebus gördük
Bu sefil halini sormayan garip
 
Selam sana yedi abdallar tekkesi
Mana aleminde köyün bekçisi
Mezarda yatanın var mı bekçisi
Üç İhlas Fatiha bekleyen garip
 
Destur kalkan Baba köye girelim
Kimler gelmiş,kimler geçmiş soralım
Gökçe Sultan dergahına varalım
Cem evinde semah dönmeyen garip
 
Dülkadir oğluna mekan olmuşsun
Böğürtlen tikenden adın almışsın
Onlar gitmiş,sen geride kalmışsın
Yükseklerden seni horlayan garip
 
Devret tepesinin güzü yaylası
Soğuk olur Kuzoğlunun çeşmesi
Selam sana Ben Dağının tekkesi
Senin mekanına geleyim garip
 
Ayarık,ilice bağının bekçisi
Yaşlı amcam emektar tarihçesi
İstanbul Gebze genci kepçesi
Yılda bir gün köye gelmeye garip
 
Çirçir tepesinden esiyor poyraz
Çalışkandır köyüm sevilmez haylaz
Çomar üzümünden olur mu pekmez
Kavşut bağlarını görmeyen garip
 
Evliya nutuklu keykürün suyu
Askeri kışlada Türkmen’in beyi
Barajı besliyor köyümün çayı
Helaya kanalı yapmayan garip
 
Üç dere yatağı dalgalı alan
Yüzeli hanedir köyde oturan
Köyün nergisisin hey Deli Hasan
İçince Hasan’a gülmeyen garip
 
Kal altında sarı çiğdem çıkardı
Koyun otlar,kuzuları melerdi
Bağlar oluğundan sığır gelirdi
Simentel sütünü içmeyen garip
 
Al yeşili giymiş gelinler kızlar
İki bayram gelir barışır küsler
İlişkiler sıcak,samimi sözler
İçimden gümanı silmeyen garip
 
Bir ahlar alırsın hey esmer Cemal
Bir gün de ne olur kuşlukta gel
Gelecek nesili taşırsın Mürsel
Cuma kıymetini bilmeyen garip
 
Yeter TÜRKMENOĞLU hem hoca,hacı
Doğruyu söylersem sözlerim acı
Basında,medyada köyümüz önce
Radyo Merhabayı duymayan garip
 
      NİYE
 
Kur’an hattatının ismini taşırsın
Bu cehalet niye,bu kinin niye?
Vurulan mührü şimdi kazırsın,
Hak’a karşı yanlış bu yönün niye ?
 
Kur’an okuyandan korkarsın niçin
Ya batılı seçin,ya Hak’ı seçin,
Vebali çok büyük sakın ha kaçın,
Geçmişin çok parlak,bu kinin niye ?
 
Meclisin Kur’anla açılmadı mı ?
Cepheler imanla geçimle di mi ?
Kimliğine İslam yazılmadı mı ?
Gittikçe bitersin bu sonun niyi ?
 
Emretmez vahşeti Kur’anı oku,
Doyurur her zaman,hem acı,doku.
TÜRKMENOĞLU ilaç bulamaz yoku,
Nedir hal vaziyet,bu kurum niye ?
 
PARÇACILAR SOKAĞI
 
Gel sizinle bir seyahat edelim,
Katılın bizlere şiir sevenler.
O sokakta ne var,ne yok görelim
Ya düşünür olur,bize gülelim.
 
Çöplü mahallesin Pertev Bey Sokak
Ne güzel çamaşır satılır bakak.
Ayvaz çay ocağı,sanki bir durak
Orakçı Harun’a benden selamlar.
 
Nurettin Beyde sakal bırakmış
Hacı bugün Unculuya takılmış
Gene abdestsiz diyip tutturmuş
Kabul etmez bu şakayı bilenler.
 
Yahudi oyunu çözülsün artık
Herkes birbirine sarılsın artık
İlahi adalet kurulsun artık
Gelin safımıza bunu duyanlar.
 
Zekeriya Fatih Şirin kardeşler
Hakkıyla İslâm’ı bilen kardeşler
Af ola ; acıdır dilim kardeşim.
Cennetliktir hakikate erenler.
 
Yusuf amca dilin ne tatlı
Ömer emmi boyun çok uzun katlı
Kırmızı elbisem senden çok dertli
Varmasın Ömer’e alı giyenler.
 
TÜRKMENOĞLU sokakta bir garip yolcu
Mustafa sanma ki gözlerim ölçü
Kötülük yoluna olamam elçi
Kurtulmuştur hak yoluna girenler.
        
 
Site Başına Dönünüz
Mahmut Selim GÜRSEL
Cuma TÜRKMEN
Güner KAYMAK
Salim DEMİR
Şevket TOMBUŞ
Şükrü GÜLTEPE
T. Ahmet ÖZKAN